ARACIN PERFORMANSINDAKİ DÜŞÜŞÜN NEDENLERİ
Benzin
ve dizel motorların performansının zaman içinde düşmesinin ve yakıt tüketiminin
artmasının iki önemli nedeni vardır. Bunlardan birincisi, yakıt sistemindeki
parçalarda toplanan kimyasal pislikler ve kirleticilerdir.
İkinci ve en önemli neden ise, motorun emme manifoldu, supaplar ve yanma
odası içinde biriken kurumlar ve enjektörlerde biriken kirletici maddelerdir.
Bu iki grubun oluşturduğu kirleticileri ortadan kaldıramadığımız sürece,
motorlara yapılacak hiçbir müdahale, ayar ve parça değiştirme aracın motorunun
normal performansına ulaştırılmasında ve yakıt tüketiminin düşürülmesinde
başarı sağlayamayacaktır.
Birinci
Grup Kirleticiler:
İnce sülfat ve oksit katmanları, sert, şeffaf ve parlak vernikleşme tabakaları,
yapışkan artıklar, yakıttaki kristalleşme. Bu grupta yer alan kirleticiler,
özellikle karbüratör sistemi, yakıt hatları ve enjeksiyon sisteminde etkili
olmaktadırlar.
İkinci Grup Kirleticiler:
Bilindiği üzere benzin, kömür gibi bir hidrokarbon bileşenidir ve havayla
yandığı zaman kimyasal reaksiyon sonucu HC adını verdiğimiz kurum bırakır.
Bu yakıtla havanın yanması sonrasında oluşan doğal bir sonuçtur ve bütün
organik bazlı yakıt türleri için geçerlidir. Bu kurum miktarı, yakıtın
içindeki kimyasal katkı maddelerinin yapısı ve sayısı ile doğru orantılıdır.
Yani ne kadar çok kimyasal katkı, o kadar çok kurum demektir. Ayrıca,
yakıtla hava karışımının 14/1 ideal karışım oranından uzaklaşması nedeniyle
oluşan bir karbon, yani kurum birikimi söz konusudur. İçten yanmalı motorlarda
yanmanın oluşmasını sağlayan hava, yakıt ve ateşlemeden (Dizel motorda
hav ve yakıt) herhangi biri ideal değerlerinden uzaklaştığı zaman, 14/1
ideal karışım oranından uzaklaşılmış olunur.
Supap tablası arka yüzeyinde biriken kurumlar süngerimsi bir yapı içerdiğinden,
benzin motorlu araçlarda enjektör tarafından püskürtülen benzinin bir
kısmını emerek hem yanma odasına püskürtülen yakıt miktarının azalmasına
neden olduğu hem de püskürtülen yakıtın atomizasyonunu bozduğu için, bu
hem aracın yeterli gücü üretememesine hem de yakıt tüketiminin artmasına
neden olmaktadır. Supap tablasıyla supap sapının birleştiği bölgede biriken
kurumlar belli bir süre sonra iyice artarak supapların silindir kapağı
üzerindeki yuvalarına tam oturmasına engel olur. Bunun sonucunda silindirlerdeki
kompresyon değerleri düşerek motorun çalışma düzeninde bozukluklar ve
volümetrik veriminde önemli miktarda düşüşe neden olurlar. Sonuç olarak
bu grupta yer alan kirleticiler yanma ve volümetrik verimini düşürerek
aracın motorunun güç ve tork değerlerinde çok önemli ölçülerde düşüşe
neden olmaktadır.
Birinci grup kirleticiler, ikinci grup kirleticilerle bir araya gelerek
benzin ve dizel motorlu araçlarda çok ciddi problemler yaratmaktadır.
Birinci grup ve ikinci grupta yer alan kirleticiler araç sürücülerinin
devamlı şikayette bulunduğu, ama araç servislerindeki diagnostik test
cihazlarıyla tespit edilmesi olanaksız olduğu için teşhis edilemeyen hatalara
ya da hayalet arızalar olarak tanımladığımız aşağıdaki problemlere sebep
olmaktadır.
- Motorun gücünün ve çekişinin azalması,
- Aracın hızlanma yeteneğinde azalma,
- Artan yakıt tüketimi,
- Motorun kendi kendine sık sık stop etmesi,
- Bozuk rölanti devri ve sallantılı çalışma,
- Araç motor tork eğrisinde ve güç eğrisinde düzgünsüzlükler ve duraksamalar,
- Araç çalıştırılırken motorun özellikle soğuk havalarda hemen çalışmaması,
geç çalışması,
- Egzoz emisyon değerlerinin yükselerek aracın çevreyi daha fazla kirletmeye
başlaması,
- Rahatsız edici düzeylerde egzoz kokusu.
Diagnostik test cihazlarıyla teşhisi son derece zor olan tüm bu problemler,
araç sürüş konforunu azaltarak araç sürücüsünün mizacını ve performansını
kötü anlamda etkilemektedir.
|